Türk-Amerikan Kültür İlişkilerinde Yeni Dönem

Yunus Emre Enstitüsü olarak imzalanan protokol üzerinde bir yılı aşkın süredir çalıştıklarını bildiren Prof. Dr. Şeref Ateş, ABD'nin en saygın üniversitelerinden biri olan Michigan Eyalet Üniversitesi ile imzalanan anlaşmanın sadece bilimsel iş birliği ile sınırlı olmadığını vurguladı.

ABD’deki Michigan Eyalet Üniversitesi arasında akademik iş birliği protokolü imzalandı. Yunus Emre Enstitüsü Başkanı Prof. Dr. Şeref Ateş, Enstitü olarak Türkiye’nin eğitim ve kültür elçiliğinde yeni bir döneme girdiklerini kaydetti. Başta Washington olmak üzere New York, Boston ve Houston’da birer şube açacaklarını söyleyen Prof. Ateş, kültür elçiliğinin illegal yapılara bırakılamayacağını vurguladı.

Yunus Emre Enstitüsü ile ABD’deki Michigan Eyalet Üniversitesi arasında akademik iş birliği protokolü imzalandı. İmza töreninde konuşan Yunus Emre Enstitüsü Başkanı Prof. Dr. Şeref Ateş, Enstitünün Amerika Birleşik Devletleri’ndeki faaliyetleri ve projeleri hakkında önemli bilgiler verdi. Faaliyetlerin yakın zaman içerisinde yasal bir statü kazandığına dikkati çeken Prof. Dr. Ateş, çalışmaların ivedilikle başlatıldığını ifade etti. Şeref Ateş, Başkent Washington’da Yunus Emre Enstitüsünün merkez ofisini açmak üzere olduklarını kaydederek, New York, Boston ve Houston bölgelerinde de birer şube açacaklarını belirtti. Ateş, ABD genelinde açmayı planladıkları 4 ofisin yanı sıra üniversitelerle sürdürecekleri anlaşmalarla kampüslerde de çalışmalar yaparak Türkiye-ABD ilişkilerini daha ileri seviyeye taşıyacaklarını söyledi.

Yunus Emre Enstitüsü ile ABD’deki Michigan Eyalet Üniversitesi arasında yapılan protokol ile iki kurum arasında eğitim, yayın ve akademik bilgi materyali; araştırmacı, çalışan ve öğrenci değişimleri; eğitim ve araştırma alanında ortak çalışmalar yürütülmesi ve teknik yardımlaşma esasları üzerinde ilerleme kaydedilmesi amaçlanıyor.

“Bu, büyük bir maceranın başlangıcıdır”

Michigan Üniversitesi İdari Hizmetler Başkan Yardımcısı Satish Udpa, protokol ile ilgili olarak “Bu büyük bir maceranın başlangıcıdır, Michigan Üniversitesi olarak Türkiye ve Yunus Emre Enstitüsü ile dil ve kültürel tabanlı birçok projeyi hayata geçirmek için sabırsızlanıyoruz.” ifadelerini kullandı.

Yunus Emre Enstitüsü olarak imzalanan protokol üzerinde bir yılı aşkın süredir çalıştıklarını bildiren Prof. Dr. Şeref Ateş, ABD’nin en saygın üniversitelerinden biri olan Michigan Eyalet Üniversitesi ile imzalanan anlaşmanın sadece bilimsel iş birliği ile sınırlı olmadığını vurguladı.

Ateş, “İmzaladığımız protokol; üretilen düşünce, patent ya da bilimsel çalışmaları Türkiye’nin, Türk bilim adamlarının da dahil olduğu bir platforma dönüştürme gayretimizin ABD’deki ilk adımıdır. Bu anlaşma ile birlikte Türkiye olarak Türk Dili, Türk kültürü ve bilimsel iş birliği projeleri geliştirerek kültür faaliyetlerimizi bölgede artıracağız. ABD genelinde dört ofisimiz olacak. Bununla birlikte üniversiteler içerisinde anlaşmalar yaparak kampüsler içerisinde de çalışmalarımız olacak. Temelde Türkiye-ABD ilişkilerini artırmak için partner kuruluşlarla da iş birliği yapacağız.”

“Kültür elçiliği illegal yapılara bırakılamaz”

Başkan Ateş, Türk dili ve kültürü gibi önemli bir alanın “illegal yapılara” bırakılamayacağının bir göstergesi niteliğindeki protokolün imza sürecinde Michigan Üniversitesinin çok yapıcı bir tutum sergilediğini sözlerine ekledi. Ateş, şunları kaydetti:

“Türkiye’yi ve Türk kültürünü doğru kaynaklardan tanıtmak bizim temel hedefimiz. Yıllarca boş bırakılmış bu bölgede FETÖ hâkimiyetini artırmış. Yunus Emre Enstitüsü olarak biz, Türkiye kökenli insanlara, Amerikalılara ve diğer ülkelerden insanlara Türkiye’yi tanıtacak kültürel faaliyetler düzenleyeceğiz. Türkiye’de yaşanan darbe girişimi trajedisini, insani trajediyi, sadece bir kalkışma olarak değil, aynı zamanda bu kalkışmanın sonuçlarını buradaki insanlara anlatacağız. Bu anlamda rahatsız olanlar olacaktır. Biz kucaklayıcı bir şekilde burada üniversitelerde okuyan öğrencilerimizin de Türkiye’nin lehine çalışmasına imkân tanıyacağız. ABD’de çok sayıda öğrencimiz var ve bu gençler Türkiye ile olan ilişkilerini kesmemeli. Bu bağlamda Mayıs 2017 itibarıyla Amerika’nın birçok bölgesinde kültür faaliyetlerimizi başlatmış olacağız.”