Türk-İş: “Açlık sınırı bin 662,70 TL, yoksulluk sınırı 5 bin 415,96 TL”

Türkiye İşçi Sendikaları Konfederasyonu (Türk-İş), Mart ayında 4 kişilik bir ailenin açlık sınırının bin 662,70 TL, yoksulluk sınırının ise 5 bin 415,96 TL olduğunu bildirdi.

Türk-İş, Mart 2018 açlık ve yoksulluk sınırına ilişkin yazılı açıklama yaptı. Açıklamada, 4 kişilik bir ailenin sağlıklı, dengeli ve yeterli beslenebilmesi için yapması gereken aylık gıda harcaması tutarının (açlık sınırı) 1.662,70 TL, gıda harcaması ile birlikte giyim, konut (kira, elektrik, su, yakıt), ulaşım, eğitim, sağlık ve benzeri ihtiyaçlar için yapılması zorunlu diğer aylık harcamalarının toplam tutarının ise (yoksulluk sınırı) 5 bin 415,96 TL olduğu belirtildi. Bekar bir çalışanın aylık yaşama maliyetinin ise 2 bin 055,15 TL olduğu ifade edildi.

“Asgari ücretin yetersizliği her geçen gün daha iyi görülmektedir”

Açıklamada, “Asgari ücret yılbaşından bu yana bekar bir işçi için aylık net bin 603,12 TL olarak uygulanırken, geçen yılın sonunda bin 989 TL olan bir kişinin yaşama maliyeti bu ay 2 bin 055 TL oldu. Gelir ile yapılması gereken harcama arasındaki fark fiyat artışlarıyla giderek açılmakta ve asgari ücretin satın alma gücü gerilemektedir. Aynı şekilde, dört kişilik bir ailenin -insan onuruna yaraşır düzeyde- geçimi için gerekli harcama tutarı, fiyat artışları nedeniyle, giderek artmaktadır. Yılın ilk üç ayı sonunda bu tutar 178 TL artış göstermiştir. Aynı dönemde sadece gıda için yapılması gereken harcama tutarındaki artış ise 55 TL’dir. Fiyat artışları karşısında aile bütçesine gelen yük çalışanların geçim şartlarının ağırlaşmasına yol açmaktadır. Milyonlarca çalışanın ailesiyle birlikte ’geçim ücreti’ olan asgari ücretin yetersizliği her geçen gün daha iyi görülmektedir” denildi.

“Yıllık ortalama artış oranı yüzde 10,44 olarak hesaplandı”

İstihdamda sağlanan artışın, Uluslararası Çalışma Örgütü’nün “insana yakışır iş” olarak tanımladığı kapsamda olması ve bu çerçevede insan onuruna yaraşır geçim şartlarını sağlayacak harcama tutarını karşılayacak bir gelirin haneye girmesinin önem taşıdığı kaydedildi. Türk-İş’in verileri temel alındığında “mutfak enflasyonu”ndaki değişimin 2018 Mart ayında şu şekilde gerçekleştiği anlatıldı:

“Ankara’da yaşayan dört kişilik bir ailenin ’gıda için’ yapması gereken asgari harcama tutarı bir önceki aya göre yüzde 1,60 oranında arttı. Yılın ilk çeyreği itibariyle fiyatlardaki artış yüzde 3,39 oranında gerçekleşti. Gıda enflasyonunda son 12 ay itibariyle artış oranı yüzde 12,29 oldu. Yıllık ortalama artış oranı ise yüzde 10,44 olarak hesaplandı.”

Gıda harcaması çalışmasına temel alınan beslenme kalıbında yer alan ürünlerin fiyatlarının ise Mart 2018 itibariyle şu şekilde değişim gösterdiği ifade edildi:

“Süt, yoğurt, peynir grubunda; süt ve yoğurt fiyatı ortalamada fazla değişmezken, peynir fiyatında -düşük de olsa- artış görüldü. Et, tavuk, balık, sakatat, bakliyat ürünlerinin bulunduğu grupta; et ithalatıyla fiyatı düşen ’ucuz et’ pahalılandı. Geçen ay dikkatini çektiğimiz kıyma et fiyatında yapılan indirim bu ay biraz zamlanmış olarak devam etti ve fakat kuşbaşı fiyatı arttı. Hesaplamada dikkate alınmayan bonfilenin kilogram fiyatı da kasap ve marketlerde 77 TL’ye dayandı. Tavuk fiyatı aynı kaldı. Sakatat ürünlerinin (dana ciğer, yürek, böbrek) fiyatı da değişmedi. Tezgahlarda satışı fazla olan balık ürünleri ortalama fiyatında bu ay önemli bir artış olmadı. Yumurtanın fiyatı yine aynı kaldı. Bakliyat ürünleri (kuru fasulye, kırmızı-yeşil mercimek, nohut, barbunya vb.) fiyatları da ortalamada değişmedi. Yaş sebze-meyve fiyatları bu ay artış gösterdi. Artışta, özellikle benzin ve motorine son dönemde gelen zammın etkisinin olduğu pazar esnafı tarafından ifade ediliyor. Yaş sebze-meyve fiyatlarındaki bu gelişme mutfak harcamasını olumsuz etkiledi. Geçtiğimiz ay 4,04 TL olan ortalama sebze-meyve fiyatı bu ay 4,40 TL olarak hesaplandı. Sebze ortalama kilogram fiyatı bu ay 4,58 TL (geçen ay 4,17 TL) ve meyve ortalama kilogram fiyatı 3,93 TL (geçen ay 3,67 TL) oldu. Hesaplama yapılırken -her zaman olduğu gibi- pazarda yaygın bulunan mevsim ürünleri esas alındı. Örneğin geçtiğimiz ay TÜİK verilerinde fiyatı en fazla artan ürünler arasında yer alan fasulye, fiyatının yüksekliği ve az olması nedeniyle hesaplamamızda -geçtiğimiz ay olduğu gibi- yer almadı. Araştırmada, ürünlerin tek tek ağırlığı yerine harcama sepetindeki meyve-sebze tüketimi toplam miktarından hareket edildi. Ekmek, pirinç, un, makarna, irmik gibi ürünlerin bulunduğu grupta; gıda harcaması içinde ağırlıklı yeri ve önemi bulunan ekmek fiyatı değişmedi. Aynı şekilde bu gruptaki ürünlerin fiyatı da aynı kaldı. Son grup içinde yer alan gıda maddelerinden; tereyağı ve margarin fiyatı arttı. Aynı şekilde zeytinyağı fiyatı da artarken ayçiçekyağı fiyatı aynı kaldı. Siyah ve yeşil zeytin ortalama fiyatında önemli bir değişiklik görülmedi. Yağlı tohum (ceviz, fındık, fıstık, ayçekirdeği vb.) ürünlerinden fındık ve antep fıstığı fiyatı arttı, diğerlerinin fiyatları değişmedi. Baharat (kimyon, nane, karabiber, vb.) ürünleri fiyatı da aynı kaldı. Bal, reçel, pekmez, şeker ve tuz fiyatı genelde yine değişmedi. Çay ve ıhlamur fiyatı ile salça fiyatı da aynı kaldı.”